sözde zamanlar
matrix protokolü - Printable Version

+- sözde zamanlar (https://zamanlar.sozdesozluk.com/antik)
+-- Forum: forumlar (https://zamanlar.sozdesozluk.com/antik/forumdisplay.php?fid=1)
+--- Forum: My Forum (https://zamanlar.sozdesozluk.com/antik/forumdisplay.php?fid=2)
+--- Thread: matrix protokolü (/showthread.php?tid=6)



matrix protokolü - akdeniz - 08-26-2022

bu dünya üzerindeki hiçbir gücün bana birincil mesajlaşma uygulaması olarak whatsapp kullandıramayacağını söylememe gerek yoktur diye düşünüyorum. hatta son birkaç haftadır hiç kullanmıyorum. sildim gitti. gençleştim resmen, bu kadar mı fark eder?

tabii whatsapp'i mahremiyet ve dijital özgürlük konusundaki endişelerinizden ötürü bıraktıysanız tercih edeceğiniz whatsapp alternatifini iyi düşünmelisiniz.

özgür yazılım dünyasında da bu konuda her kafadan ayrı bir ses çıkıyor. telegram, signal, matrix, xmpp, bip(:D?) ve daha niceleri... gerçi her kafadan ayrı bir sesin çıkması özgür yazılımın doğasında var. hepimizin kullandığı yazılımlar farklı ama iş mesajlaşmaya geldiğinde biraz olsun birbirimize uyum sağlamak zorunda kalıyoruz.

ve bu yazıda ideale en yakın mesajlaşma "yolunu" arayacağız. yolunu diyorum çünkü sadece programlarla sınırlı değiliz. matrix ve xmpp, bağlanmak için çok sayıda program seçeneğine sahip olduğumuz protokollerdir. aynı email ve irc gibi. bu durumun getirdiği avantajlar ve dezavantajlar var. bunları da konuşacağız.

şimdi sadede gelelim...

bazıları özgürlük ve mahremiyet açısından oldukça iyi olsa da istenen son kullanıcı deneyimini veremiyor. ben ve benim gibilerin son kullanıcı deneyimine pek ihtiyacı olmasa da, mesajlaşma uygulamalarını tek kişi kullanmadığımızdan, değerlendirme yaparken "bu uygulamanın misyonerliğini yapabilir miyiz?" sorusunu tekrar tekrar kendimize sormalıyız diye düşünüyorum.

bazıları ise son kullanıcı için iyi olup mahremiyet açısından sınıfta kalıyor. ya da direkt özgür olmuyorlar. hangi akla hizmetse bip diyenler vardı bi ara, hani milletçe şu whatsapp sözleşmesinin paranoyasını yaşadığımız dönem. gizlilik politikası whatsapp'tan farklı olmayan ve kapalı kaynaklı bir uygulamayı kullanmanın da ötesinde, hükümet tarafından desteklenen bir uygulamayı kullanmaktan bahsediyoruz. whatsapp denen gudubet yanında melek kalıyor. gerçi bip kullanalım diyenler de çoğunlukla devlet otoritesinin altında ezilmek için yanıp tutuşan akp'li tayfaydı. bi tık normal karşılıyorum.

telegram

whatsapp alternatifi dendiğinde en çok akla gelen uygulama. yiğidi öldür hakkını yeme, görüp görebileceğiniz en kullanışlı mesajlaşma yolu bu. bu konuda whatsapp'i ayrı, signal ve diğerlerini ayrı ayrı tokatlar. ama bizim aradığımız şey üst seviye kullanışlılık ve egzantrik özellikler değil. düzgün çalışsın, özgür olsun ve mahremiyeti korusun yeter.

telegram tamamen özgür değil, cihazınızda çalışan uygulaması(istemcisi) özgür. sunucu tarafı özgür değil. bu da demektir ki isterseniz telegram'ın kodlarını alıp değiştirerek farklı bir telegram istemcisi hazırlayabilirsiniz(bkz: forkgram, telegram foss) ama hazırladığınız bu istemci sadece telegram'ın sunucularına bağlanabilir. o sunucuya illa uğranacak. kaçarı yok.

belirli kesimlerce telegram'ın hakkı yeniyor diye düşünüyorum. "telegram'da uçtan uca şifreleme varsayılan değil, telegram kullanacağınıza whatsapp kullanın daha iyi" demenin saçma olduğu kanaatindeyim. telegram'da uçtan uca şifrelemenin varsayılan olarak gelmemesi bir eksi olsa da 'cambridge analytica' başta olmak üzere sayısız mahremiyet skandalının faili konumundaki facebook tarafından yürütülen bir uygulamadan bahsediyoruz. açıkçası facebook'un yaptığı şifrelemeye de güvenmiyorum. ayrıca whatsapp, sunucusundan istemcisine kadar kapalı kaynaklı. telegram en azından uygulamayı kapattığınızda arkada aleyhinizde çalışmıyor, telegram kullanımınız haricinde metaveri toplamıyor.

telegram'ı mesajlaşma fasilitesi de olan bir sosyal ağ olarak düşünebiliriz. neticede internette neredeyse hiçbir mesaj şifrelenmez, şu an yazıyor olduğum bu yazı gibi. bu yüzden ne yaptığınızın bilincindeyseniz whatsapp'ı silip telegram kullanmakta bir beis görmüyorum.

telegram >>> whatsapp

signal

kullanışlılık açısından whatsapp ile eşit. hatta birebir aynı. whatsapp'ın verdiği her şeyi veriyor, vermediği şeyleri vermiyor. mesela android/ios cihazınızda whatsapp yüklü değilse başka platformlardan giriş yapamıyorsunuz, bu whatsapp kullandığım dönemlerde sinirimi çok bozardı. aynı şey signal'da da var.

gizlilik konusunda ise iki şey hariç kusursuz bir uygulama:
  • kayıt için telefon numarası istiyor
  • federe(dağıtık) değil, merkeziyetçi

şimdi bu saydığım iki özellik de önceki uygulamalarda da olduğundan peşinen şunu diyelim de kafalar karışmasın.

signal >>> telegram >>> whatsapp

telegram'dan bile daha az metaveri toplayan signal'ın baştan aşağı her bileşeni özgür yazılım. sunucudan istemciye kadar. bu da demektir ki dilerseniz signal'ın bütün kodlarını alıp kendi mesajlaşma uygulamanızı oluşturabilirsiniz, signal sunucusuna da bağlanmak zorunda değilsiniz ancak kendi sunucunuzu açarsanız sadece kendi sunucunuzdaki kişilerle mesajlaşabilirsiniz. yani sunucular arası iletişim yok. işte federasyon budur, sunucular arası iletişim.

teknoloji güzel şey, baksanıza am bulduk kıllısını arıyoruz. : D ama böyle bir lüksümüz var. yaşasın özgür yazılım.

şaka bi yana, federasyon kavramının öneminden kısaca bahsedeyim.

e-posta 80'lerin başında kurulduğunda compuserve, at&t ve sprint gibi şirketler yalnızca aynı sistemdeki kullanıcılarla e-posta gönderimi yapmanıza izin veren izole edilmiş e-posta toplulukları kurdular. e-postanızı bir servisten aldıysanız ve arkadaşınız başka bir servisten aldıysa birbirinize mesaj gönderemezdiniz. bu, temel olarak bugün anlık mesajlaşmada bulunduğumuz durumdur.

yok yok, uzun uzun anlatıcam. yoksa rahat edemem.

nasıl özgür olunur?

bir piyasada tekel ya da oligopol varsa kullanıcıya geçmiş olsun. çünkü o piyasada istediği şekilde at koşturabilir, kullanıcıya eziyet edebilir. çoğumuzun her duyduğunda küfürlerle andığı turkcell, türk telekom, vodafone üçlüsünü düşünün. her ne kadar sevmesek de tıpış tıpış gidip onlardan hizmet almak zorundayız.

yazılım alanında da tekelciliği iliklerimize kadar hissediyoruz. bir ara windows işletim sisteminde internet explorer hariç web tarayıcısı kullanılamıyordu, mahkeme kararıyla döndüler bu hareketten. ya da whatsapp'in gizlilik sözleşmesi çoğu insanı korkuttu ama yine de bir olup bir anda uygulama değiştiremediklerinden sonunda sözleşmeyi kabul ettiler.

özgür yazılım, tekelcilerin ve oligopollerin en korkunç rüyasıdır. çünkü özgür bir yazılım, kullanıcısının istemediği bir hareket yaptığı an anında çatallanır ve bu yeni çatal ile kullanıcı istekleri doğrultusunda hayatına devam eder. ürün, kullanıcıya hiçbir şeyi dayatamaz.

ama interaktif bir yazılım kullanıyorsak(sosyal medya ve mesajlaşma uygulaması gibi), yazılımın özgür olması tek başına yeterli değildir. özgür olmakla birlikte federe de olmalıdır.

signal'ın merkeziyetçi yapısı, uygulamayı çatallama imkanınız olsa da sizi bunu yapmaktan alıkoyar. çünkü iyi niyetle veya kötü niyetle, kullanıcıların tümünü tek bir sunucuya mahkum eder. neden? birbirleriyle konuşmak zorundalar da ondan.

eğer federasyon yoksa, tek bir merkeze güvenmek zorunda kalırız. telegram'da pavel durov'un, signal'da ise signal vakfı'nın mahremiyetimizi koruyacağına güvenmek zorundayız. aslında güvenmekte mesele yok. insanlar güvenmeden yaşayamaz. ama kimseye güvenmek zorunda değilken bok mu var da güveniyoruz?

ayrıca kişi ve kurumların güvenilirliğinden bağımsız olarak, devletlerle muhatap olan hiçbir kişi ve kuruma tam olarak güvenmemeliyiz. belki sizin verilerinizi para ile satmazlar ama devlet o verileri istediğinde "eğer elinde varsa" a'dan z'ye bu bilgileri vermek zorundadır.

merkeziyetçi bir platformda metaveri ne kadar az toplanırsa toplansın, tek bir sunucuda yığılmaya neden olacağından yine değer kazanacaktır. metaveri, yalnızca büyük kitleler ölçeğinde değerlidir.

federe bir platformda ise tüm metaveriler farklı sunucularda depolandığından sunucuların elindeki tek tük metaveri değersizdir. ayrıca kayıt esnasında telefon numarası istemediklerinden sizi gerçek kimliğinizle eşleştirmeleri pek mümkün olmayacaktır. bazı sunucular mail bile istemiyor. yani güvenmeye ihtiyacınız yok. çok pimpirikliyseniz çoğu sunucu güvenceye de sahip. çok ama çok pimpirikliyseniz de kendi sunucunuzu açarak kendinizi tamamen güvene alabilirsiniz. mümkün böyle şeyler. şahane di mi?

gelin beraber bu mükemmel dünyaya adımımızı atalım. ^_^///

xmpp

federe ailenin ilk üyesi. istemcileri düzgün çalışmıyor, kullanıcı dostu da değil. uçtan uca şifreleme varsayılan olarak gelmiyor, üstüne üstlük şifrelemeyi konfigüre etmek gerekiyor. ben insanları buna maruz bırakamam. bir tek android istemcisi olan conversations bu konuda sıkıntı çıkarmıyordu diye hatırlıyorum ama masaüstünde doğru düzgün çalışan bir istemci bulamadım. birbirleriyle alakaları yok sanki. zaten cross-platform denen bir şey hiç yok.

aslında sağlam bir protokol. whatsapp, zoom ve şu an emin olamadığım bayaa bi mainstream mesajlaşma uygulaması xmpp'yi taban almış ama federasyonu kapalı tutuyorlar tabii ki. bu sağlamlığına rağmen istemcilerinin nasıl bu kadar berbat durumda olduğunu da anlamış değilim. günün birinde düzgün ve kolay bir istemci üretilirse bir şansı kesinlikle hak ediyor. çünkü özgürlük açısından açık ara en iyi seçenek.

ama ben birincilik ödülünü matrix protokolüne vermek istiyorum.

matrix

kolay, dağıtık, özgür, sağlam. zaten gözlemlerime göre özgür yazılımcılar tarafından da en çok tercih edilen seçenek bu.

özgürlük açısından sadece xmpp'ye kıyasla eksileri var. merkeziyetçi uygulamalardan çok daha iyi. kullanışlılık açısından ise telegram'dan sonra ikincilik madalyasını alıyor gözümde. totalde birincidir.

birincilik ödülünü verdik diye şımarmasın, söyleyeceklerim var.
  • neden insanların çoğu homeserver olarak matrix.org kullanıyor? ve neden element istemcisinin kayıt kısmında farklı sunucu alternatiflerini göstermeyip insanları kendi sunucunuza yönlendiriyorsunuz?
  • resmi istemciniz olan element neden bu kadar kaynak tüketiyor?
  • yine resmi matrix sunucu yazılımı synapse neden bu kadar kaynak tüketiyor? xmpp için herkes sunucu kurabilirken matrix için neden çok daha güçlü bir sistem gerekiyor?
  • her şeyi geçtim, neden element matrix services adı altında matrix sunucusu açmak isteyenlere hosting hizmeti veriyorsunuz? gerçi bu protokolün yayılması açısından faydalı bir hareket olabilir. ama güvenimi zedeler. özellikle de matrix sunucusu açmak bu kadar maliyetliyken.

hani federasyon varsa bir merkeze güvenmek zorunda değiliz demiştim ya, matrix vakfı'na da güvenmiyorum. ama bu, matrix protokolünü kullanmamı engellemez çünkü hem sunucu hem de istemci tarafında farklı seçeneklerim var. şahsen resmi matrix ürünlerinden uzak duruyorum. sizden de bunu rica ederim.
  • istemci olarak fluffychat şu anda en iyi seçenek gibi gözüküyor.
  • sunucu olarak element matrix services kullanmayan bağımsız bir sunucu tercih ediyorum. (bkz. envs.net, tchncs.de, halogen.city)
  • günün birinde kendi sunucumu açarsam(açmayı düşünüyorum) synapse değil conduit gibi hafif ve bağımsız bir sistem kullanacağım.

bunun misyonerliğini yapmak bir tık zor olabilir. "fluffychat yükle ama matrix.org'dan değil şuradan bağlan" demek yani. ama olsun, özgürlük hiçbir zaman kolay olmadı.

ama sadece bunu anlatması zor, yapması çok kolay. bakın, ben değil fluffychat'in kendisi söylüyor.

Quote:@akdeniz:tchncs.de sizi FluffyChat'e davet etti.
1. FluffyChat kurun: https://fluffychat.im
2. Kaydolun veya giriş yapın (burada ben bir ekleme yapayım, matrix.org değil envs.net ya da tchncs.de)
3. Davet bağlantısını açın: https://matrix.to/#/@akdeniz:tchncs.de?client=im.fluffychat

son olarak, unutmadan:

matrix >>> signal >>> telegram >>> whatsapp

iyi günler.


RE: matrix protokolü - akdeniz - 08-26-2022

bu arada bugün linux'un otuz birinci yaş günüymüş, iyi ki doğmuş valla. büyük adamsın torvalds.